Etkileşimli Tahta Etkinliklerinde Görsel Kullanımı

serkan's picture

Etkileşimli tahta kullanım yönergesi, yabancı dil öğretim ortamlarında kullanılmak üzere bazı etkileşimli tahta etkinlikleri tasarım ilkelerinden söz etmektedir. Bu ilkelerin en önemlilerinden bir tanesi ise etkinlikte kullanılacak görsel miktarının belirlenmesinde dikkate alınması gereken hususlardır. Yapılan araştırmalar görsellerin sunumun etkililiği, bilginin berraklığı ve algılanması üzerinden önemli bir etkiye sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Ancak, bu konuda doğru ve yanlış uygulamalar söz konusudur. Görsellerin doğru üretimi ve kullanımı eğitsel içeriğin mümkün olan en anlaşılabilir şekilde iletimi için oldukça kritik bir öneme sahiptir. Bunun önemli nedenlerinden birisi, insanların görsel algılarının ve görsel öğelerin sunumlara kattığı etkinin öğrenme ve hafıza üzerindeki güçlü etkisidir.

Birçok araştırma sonucunda, deneysel psikologlar ve eğitimciler görsel ve sözlü iletişimle desteklenmiş içeriğin aktarımdan üç gün sonra hatırlanma oranının, içeriğin sadece sözlü olarak iletimine kıyasla, altı kat fazla olduğunu ifade etmektedirler. Benzer şekilde eğitim araştırmacıları öğrenmenin % 83 oranında görsel olarak meydana geldiğini, geriye kalan oranın ise diğer duyularca desteklendiğini belirtmektedirler (%11 duyma, %3.5 koklama, % 1 tatma ve % 1.5 dokunma). Bu durumun bir başka ifadesi ise, herhangi bir sunumda üç gün sonra dinleyiciler, sadece sözlü olarak yapılan bir sunumda duyduklarının % 10’unu, görsel olarak yapılan bir sunumun % 35’ini, hem sözlü hem de görsel olarak yapılan bir sunumun ise % 65’ini hatırladıklarını ifade etmektedirler.  Bu sebeple, içerik iletim sürecinde görsel destek kullanımı büyük önem taşımaktadır. Görsel öğeler olmaksızın yapılan sunumlarda, sunumun katılımcılar üzerindeki etkisi, katılımcılarla birlikte salonu terk eder!

Bir öğrenme ortamında, eğer ekranda/görüş açısında yansıyan içerik sadece sözcüklerden veya rakamlardan oluşuyorsa, o ortamdaki öğrenme deneyimlerinin niteliği ile ilgili kaygı duymak gerekebilir. Net ve öğrenme mesajını destekleyen görseller, öğrencilerin sunulan içerikle önceki öğrenmeleri arasında ilişki kurmalarına, zihinlerindeki belirsiz noktaları aydınlatmalarına, ve en önemlisi güdülenmelerine sebep olur. Bütün bu önerilerin ışığında, etkileşimli tahta etkinlikleri tasarlarken kullanılacak olan görsel öğe miktarı önemli bir takım öğrenme sonuçlarına sebep olmaktadır. Burada hassas bir denge söz konusudur, şöyle ki, eğer eksik ve sıkıcı ekran tasarımlarınız söz konusu ise, ders içerisinde öğrencilerinizin bilişsel yoğunluklarını kaybetmeniz olasıdır, diğer taraftan, eğer   hantal ve karmaşık resimlerle dolu bir tasarımınız varsa bu durumda öğrencilerinizin zorlanmasına ve dikkatlerinin dağılmasına ve algılarının düşmesine yol açabilir. Burada başarı, bu iki ucun arasında dengeyi bulmakla mümkündür.

Bu noktada biraz da, eğitimci gözüyle bakmak gerekirse, sınıf içi tartışmaya dayalı bir etkileşimli tahta tasarımı yaptığımızı düşünelim, bu tasarım tartışmanın sonunda ulaşılan ortak öğrenme deneyimi ile bağıntı oluşturmakta veya söz konusu tasarım bir öğrenme çapası olarak işlev görmektedir. Berrak ve basit bir ardalan üzerinde oluşturulmuş olan tasarım, öğrencilerin içeriğin önemli noktalarını fark etmelerini ve dolayısıyla yoğunlaşabilmelerini sağlar. Yani,  bu şekilde öğrencilerin tasarımı çözebilmek için fazladan bir çaba göstermelerine gerek kalmaz. Bir başka önemli nokta ise, tasarımda yer alan görsel ve yazılı içeriğin, öğrencilere verilecek olan notlarda açıklanmış olması gereğidir. Aşağıda verilen bağlantıda gösterilen etkileşimli tahta kullanım videosu bu düşünceyi örneklemek için sunulmuştur.

 http://www.itilt.eu/iwb-practice?id=471

Aşırı Kullanım - Etkileşimli tahta etkinlikleri tasarlarken ve geliştirirken dikkat edilmesi gerek bir diğer husus ise görsellerin aşırı ayrıntı içeren kullanımından kaçınılması gerekliliğidir. Bir başka ifadeyle, sınıfın arka kısmından bakıldığında tahtadaki görselin genel hatlarının net bir şekilde görülebilmesi gerekmektedir. Ayrıca, tablolaştırılmış içeriklerin kullanılmaması gerekir çünkü her ne kadar doğru organize edilmiş olurlarsa olsunlar, öğrenciler tablolaştırılmış içerikleri sıkıcı ve anlamsız bulmaktadırlar. Bu noktada, farklı görsel araç türlerine yer verilmesi ve bu sayede tasarımda hareketlilik oluşturulması önerilir. Aşağıda verilen bağlantıda gösterilen etkileşimli tahta kullanım videosu bu düşünceyi örneklemek için sunulmuştur.

 

http://www.itilt.eu/iwb-practice?id=492

Boşluk-Denge: ET tasarımlarında yer verilen görsellerin bir birleri ve yazılı metin ile algıyı zorlaştırmayacak bir uzaklık içerisinde konumlandırılmaları gerekmektedir. Beyaz alan öğelerin birbirleri ile olan sınırlarını net bir şekilde ortaya koyabilmelidir. Bu vurgu etkinliğin algılanmasını kolaylaştıracaktır. Aşağıda verilen bağlantıda gösterilen etkileşimli tahta kullanım videosu bu düşünceyi örneklemek için sunulmuştur.

 

http://www.itilt.eu/iwb-practice?id=243

Metin yerine görsel kullanımı: Etkileşimli tahta etkinlikleri geliştirme sürecinde dikkate alınması gereken bir diğer önemli husus ise, metinden ziyade görsele ağırlık veren tasarımlar tercih etmektir. Bu sebeple mümkün olduğunca, öğrenme mesajlarını vurgulamak için metinlerden çok görsellerden yararlanmak gerekmektedir. Ortalama bir algı sahibi aynı anda hem okuyup hem de dinleyemez, dolayısıyla bu kişiyi / öğrenciyi hem tasarımdaki yazıları okumaya hem de öğretmeni dinlemeye zorlamak, mesajın algılanma düzeyini olumsuz etkileyecektir. Aşağıda verilen bağlantıda gösterilen etkileşimli tahta kullanım videosu bu düşünceyi örneklemek için sunulmuştur.

 

http://www.itilt.eu/iwb-practice?id=232